İCRA İFLAS HUKUKU

İcra İflas Hukukuna cebri icra hukuku veya takip hukuku da denilmektedir. 

Cebri icra; borçların devlet kuvveti ile (zorla) yerine getirilmesidir. Cebri icra hukuku ile zor kullanma yetkisi SADECE DEVLETE tanımıştır. Kural olarak cebri icranın konusu borçlunun şahsı değil, malvarlığıdır. İSTİSNASI; mal beyanında bulunmayan borçlunun hapisle tazyik edilmesi gibi (Bu durumda borçlunun şahsına da cebir (zor) kullanılabilir).

İLAMLI İCRA 

Alacaklı, alacak hakkını bir mahkeme kararına (ilama) ya da kanun da ilam niteliğinde olduğu kabul edilen belgelerden birine dayandırıyorsailamlı icra söz konusu olur.

İLAMSIZ İCRA 

Alacak hakkının konusu sadece para ve teminat alacaklarıdır. Alacaklının alacağı para ve teminat alacağı ise mahkemeden dava açmadan doğrudan icra dairesine başvurabilir.

REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİP

-Alacaklının alacak hakkını bir rehin sözleşmesi ile teminat altına alması halinde başvurulan icra yoludur.

-Alacak hakkı ilama dayanıyorsa; ilamlı RPÇYT  ilama dayanmıyorsa; ilamsız RPÇYT söz konusu olur.

İCRA VE İFLAS HUKUKU’NDA TEBLİGAT
Tebligat, bir işlem veya eylemden hukuki açıdan etkilenecek olan kişilere, o işlem veya eylem hakkında bilgi vermek ve bu durumu belgelendirmek amacıyla yapılan resmi işlemdir. İcra ve iflas işlerinde tebligat, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır.
Tebligat şu yöntemlerle yapılır;
- Posta yoluyla
- Memur aracılığıyla
- Doğrudan doğruya
- İlan yoluyla
- Bina kapısına bildirim asma (çakma usulü)
- Elektronik yolla ( 2011 yılında 6099 s. Kanun ile getirilmiş, 19 Ocak 2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Elektronik yolla tebligat zorunlu olmayan isteğe bağlı bir yöntemdir)

Tebligat kural olarak mesai gün ve saatlerinde yapılır; ancak, resmi ve adli tatil günlerinde ve gece vakti de tebligat yapılabilir (TebK m.33).
Tebligat kural olarak muhataba ve bilinen en son adresinde yapılır( TebK m. 10). Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır (TebK m.10). Bununla birlikte kendisine tebliğ yapılacak kimse adresinde bulunamazsa; kendisi ile birlikte oturan aile fertlerinden veya hizmetçilerinden birine tebligat yapılır.
Kendisine tebligat yapılacak kimsenin 18 yaşından aşağı olmaması ve açık şekilde ehliyetsiz olmaması gerekir.
Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır.
Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmi çalışma gün ve saatleri içinde yapılır (TebK m. 11).
UYARI: Adresi bilinmeyenlere (meçhul olanlara) yapılacak tebligat ilan yoluyla yapılır(TebK m.28). İlanen tebliğ, son ilan tarihinden itibaren 7 gün sonra yapılmış sayılır. İlanen tebliğe karar veren merci icabına göre daha uzun bir müddet tayin edebilir. Ancak bu süre 15 günü geçemez(TebK m 31).
Usulsüz Tebligat
Tebligatın, Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğüne uygun olarak yapılması ve bu durumun belgelendirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde tebligat usulüne uygun olarak yapılmamış sayılır. Usulüne aykırı olarak yapılmış tebligat mutlak geçersiz değildir: askıda geçersizdir. Muhatap tebliğ yapıldığını

ŞİKAYET
Şikayet, davaya benzeyen hukuki bir çaredir. İcra mahkemesine yazılı ya da tutanağa geçirilmek suretiyle sözlü olarak yapılabilir. İcra mahkemesi şikayeti basit yargılama usulüne göre inceler.
Kimler şikayet yoluna gidebilir?
Alacaklı, borçlu, ilgili 3.kişi
Kimlere karşı şikayet yoluna gidilebilir?
 İcra dairesi
 İflas dairesi
 İflas idaresi
 İflas bürosu
 I. ve II. alacaklılar toplantısı
 Konkordato komiseri
 Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda alacaklılar kurulu
UYARI: Konkordato komiserinin işlemlerine karşı şikayet yoluna icra mahkemesine değil, asliye ticaret mahkemesine başvurulur(18/02/2018 değişikliği)
UYARI: Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda görev alan tasfiye memurlarının işlemlerine karşı şikayet yoluna gidilemez.


Şikayetin Usulü
 İşlemden etkilenen taraf ve üçüncü kişilerce yazılı veya sözlü olarak şikayet yapılabilir.
 Şikayet kendiliğinden işlemin icrasını durdurmaz. Mahkeme gerekli görürse icranın geri bırakılmasına karar verebilir.
 İcra Mahkemesi başvuruyu basit yargılama usulüne göre inceler.
 Mahkeme tarafların şikayet sebepleriyle bağlı değildir, takdiri delillere başvurabilir, tanık dinleyebilir, bilirkişiye başvurabilir.
 Şikayet incelemesi sonucunda verilen kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez.

 

İCRA HARÇ VE GİDERLERİ
İcra giderleri;
İcra organlarının icra takibini eksiksiz olarak yürütebilmeleri için yaptıkları masraflardır. Bunlar devlet hazinesine değil, işi yapan kişi veya kişilere ödenir. Örneğin; icra memuruna ödenen harcırah, yediemin ücreti, posta gideri, vekalet ücreti, haciz ve satış yolluğu gibi sair giderler. Alacaklı tüm giderleri peşin olarak ödemek zorundadır. Aksi halde icra takibi başlatılmaz. Takip sonucu alacağına kavuşan alacaklının ödemiş olduğu tüm harç ve giderler borçludan alınarak alacaklıya teslim edilir.
İcra harçları;
Başvurma harcı; ilamsız veya ilamlı icrada takip talebinde bulunan alacaklıdan alınan maktu (belli) harçtır.
Peşin harç; ilamsız icrada takip talebinde bulunan alacaklıdan alınan alacak miktarının binde beşi oranında alınan nispi harçtır.
Tahsil harcı; takibin başarı ile sonuçlanması halinde alınır. Oransaldır, tahsil edilen miktar üzerinden alınır. Tahsil aşamasına göre (%4,55; %9,10; %11,38) değişir.
İcranın yerine getirilmesi harcı; değeri belli olmayan icra takibinin başarı ile sonuçlanması halinde (örneğin; çocuk tesliminde) maktu olarak alınır.
Cezaevleri harcı; icra takibinin sonunda alacaklıdan %2 oranında nispi olarak, değeri belli olmayan takiplerde ise bu harç maktudur.
Yenileme harcı; haciz veya satış isteme süreleri başvurusuz geçildiğinde yenileme talebi üzerine alınan harçtır.
UYARI: Takip hukukunda harç ve giderler, haksız çıkan tarafa yükletilir. Borçlunun haksız çıkması durumunda harç ve giderlerden sorumlu olacağına ilişkin kuralın iki istisnası bulunmaktadır; Cezaevleri harcı ve Yenileme harcından her halde alacaklı sorumludur; haksız çıksa dahi borçluya yükletilemez.


TAKİP YOLUNUN DEĞİŞTİRİLMESİ
İflasa tabi borçlusu hakkında, haciz veya iflas yollarından birini seçmiş olan alacaklı, seçtiği bu yolu bir defaya mahsus olmak üzere yeniden harç ödemeden değiştirebilir.